25/12/2007,

-**-Solan hayatın haritası-**-




Sevgili "nalet_olası" için...

hedeften vurulmuş bir ömürle
yazık olmuş bir hayat arasında hiçbir fark yoktur
ikisi de acıya, aşka ve yaşama doygundur
bunları bile bile gittin benden
bense çoktan vazgeçtim senden


üstüne basa basa teselli ettiğim kırılganlıkların
uzatmalarıydı aşkımızın
bir haddi-hesabı olmalıydı yaşanacak dakikaların
her şeyin zamanı vardır ama bence yoktur
çünkü ölümün de zamanı yoktur
defteri dürülüp rafa kaldırılmalıydı bu aşkın
sen bile böyle yaptın
bir cennet bulmuşçasına benden kaçtın
önün zehir-zemberek anı ve pişmanlık dolu
bence farkındasın
hayallere geç kaldın
bu yüzden hayattan biraz alacaklısın


ellerim cebimde ve sokakta yürüyorum
artık seni düşünemiyorum
yüzünü de, anıları da sildin hafızamdan
en baştan başladım, büyüyorum
eskiden de çok gülmezdim, şimdi de gülemiyorum


yüreğimin kardeşi olamadın
bu okyanusu taşımak sana hayli ağır geldi
anlamsız gözler görmüşsün ömrün boyunca
bu gözlere bakmak biraz yorucu geldi


kızmıyorum, üşümüyorum ve artık düşünmüyorum da
kapımın önünden sildim yalnızlığımı
yokluğunu geri iade ettim
ve yeniden sipariş ettim tanrıya olan aşkımı
bu yürek kendi kalesinden dışarı adım atmayacak
belki bütün ağızlarda benim şarkılarım söylenecek
ama sende benim şarkımı mırıldanmaya cesaret kalmayacak!


şimdi ben gidiyorum
ve sen bitiyorsun
ben hedefi tam ortadan vuruyorum
sen yeniden yazık bir hayata adım atıyorsun...

11/11/2007,

1 Yeni Mesaj Alındı

Hani bir hayal ya bu… Sen olsaydın hala hayatımda mesela, ben gecenin sessizliğini içimi acıtan şarkılarla bozarken, bir mesaj gelseydi telefonuma. Gülümseyerek mesajı okusaydım.
- Uyudun mu bebeğim?
- Uyumadım, sen niye ayaktasın bu saatte?
- Su içmeye kalktım.
- Uyu balım, erken kalkacaksın.
- Seni seviyorum, sende uyu artık. İyi geceler.
- Tamam yatıyorum. Bende seni seviyorum, iyi geceler.
-
Ve huzurla dalsaydım uykuya.







Rüyama hiç gelmezdin. Zaten istemezdim gelmeni.
Kızma balım !
İstemediğimden değil, korktuğumdan aslında.

“Rüyada sevgili görmek, ayrılığa delalettir.” Cümlesinin içime saldığı korkudan dolayı istemezdim seni rüyamda görmeyi.



Ve sabah olur.
Gözümü açar açmaz telefonu alırım elime.
“1 mesaj alındı” uyarısının beni en mutlu ettiği zamanlardır onlar.
- Günaydın aşkım
- Günaydın balım

Ya da hayal bu ya… Şöyle de olabilir mesela;



Ve sabah olur.
Çok uyumuşumdur, artık öğlen olmuştur.
Telefon çalar.

“Kölem ol gel desen, gelmem mi yar ?
Uğrumda öl desen, ölmem mi yar ? …”

Melodisi eşliğinde açarım telefonu.

- Efendim
- Günaydın aşkım
- Günaydın balım
- Hadi kalk artık, çok uyudun
- Tamam kalktım.






Devam eder tabi ki konuşma.
Ve “SENİ SEVİYORUM”’ la kapanır telefonlar.
Huzurla uyanırım.



Okula gitmek için hazırlanır, seni ararım.

- Çıkacağım evden şimdi, okula gideceğim
- Hava çok soğuk bebeğim sıkı giyin. Atkını al, bereni tak, hatta iki tane çorap giy.
- Saçmalama !
- Lütfen, çok soğuk. Üşür hasta olursun. Söz ver bana şimdi, dediğim gibi giyineceksin.
- Peki, tamam. Söz balım.

Ve “SENİ SEVİYORUM”’la kapanır telefonlar.




Okula giderim.
Derse girmeden önce yine seni ararım.

- Derse giriyorum şimdi
- Tamam, ne zaman bitecek ders?
- Bilmem, sekizde biter sanırım.
- Tamam. Çıkınca mesaj at, merak ederim.
- Tamam balım.
- İyi dersler bebeğim.
- Teşekkürler.

Ve “SENİ SEVİYORUM”’ la kapanır telefonlar.






Ders biraz uzar. Mesaj gelir ardı ardına.

- Hadi bitmedi mi ders, çıkmadın mı daha?


Ders biter…

- Çıktım şimdi, eve gidiyorum.
- Eve gidince haber ver bana.






Eve gelirim, yine konuşuruz.

Ve “SENİ SEVİYORUM”’la kapanır telefonlar.



Uyumadan önce 1 mesaj alınır telefonlarımıza. Artık o an içimizden ne geldiyse yazılmıştır. Çalıntı değildir sözler, gerçektir, bizimdir. Yüreğim (iz) dir..!
Sonunda “SENİ SEVİYORUM” yazar.






Hayal ya !
Değildi,
Hayal değildin.
Gerçektin, benimdin. Hayatımın en güzel günleriydi o günler. Biteceğini hiç düşünmemiştim.
Bittin !
Gittin !


En güzel günlerimi, en acı hatıralara çevirdin giderken.
Hiç olmadığım kadar mutluyken, hiç üzülmediğim kadar üzüldüm.
Gitmezsin, benimsin sanarken, bir anda sensiz kaldım.
En gerçek hayalimi yıktın.
Uzatmaya gerek yok.
Giderken beni de bitirdin. Ama öldürmedin.
Keşke öldürseydin.

Şimdi hayal ya, acaba yine gelir misin?



Sensiz yokum ben, nefessizim, bir hiçim !
Hiç mi özlemedin?
Hiç merak etmiyor musun artık?






Bebeğin uyuyamıyor sensiz.
Günüm aydınlanmıyor sensiz. “AŞKIM GÜNAYDIN” demeni bekliyorum.
Bebeğin üşüyor, çok üşüyor. Sıkı giyinmiyor mesela sen gittiğinden beri.
Kimse merak etmiyor dersin ne zaman biteceğini ve ne zaman eve gideceğimi.
Bir başımayım… !


Hayaldin, gerçek oldun.
Belki de bir rüyaydın.
Sevilen sendin ya hani, sevgiliydin ya… Rüyaydın ve bittin işte. Ben uyanır uyanmaz ayrılık geldi.
Korktuğu başına gelirmiş insanın.
Bittin , bütün güzelliğinle...
Yine hayal oldun.
Aslında şimdi acı bir hatıra oldun.
Özlenen , sevilen
Ve hala inadına beklenen sevgili.. !



alıntıdır...

12/10/2007,

Bilmek istiyorsan Beni?.....

 

 

Bilmek istiyorsan beni, dinle kendini...

Dinlersen bilirsin, içimden geçenleri. Ben senim, sen de bensin belki.

Yanar içim su gülüşüne,
Bir tebessüm et söneyim..
Hava buz kırağı, deli, bozuk,
Terkedilmez nöbetim...

Sevdan ince ince işliyor yüreğime. Farkına bile varamadım, ne zaman aldın beni benden. Canım yanıyor her canın yandığında..

Senin yanımda olmadığın anlarda, boş duvarlara bakıp yüzünü görüyorum sanki. Sesini duyduğumda, ıssızlığından kurtuluyor ruhum..

Aldığım her solukta seni düşünüyorum. Gözlerimi her kapattığımda gözlerin geliyor gözlerimin önüne..

Senden kaçmak istiyorum bazen, ama adımlarım geri geri dönüyorlar sana doğru.

Hayata gülümserken bir yandan, içimdeki çocuk avazı çıktığınca bağırıyor. Yüreğim sorular soruyor aklıma. Yanıtsız sorular...

Kendim olmayanı oynamaktan ne zamandır, tükendi gücüm sana. Artık oynamıyorum, kendime dönüyorum..

Nicedir sarhoşluğum,
Ayamam, anlayamam..
Ödenir bedeli aşkın...
Acıma kederime,
Sonuma sebep olur ama gel,
Yüreğime sor...

Artık gözlerinin içine bakarak "Git" diyemem sana.. Yok ki buna cesaretim..

Gözyaşlarımı içime akıtıp, gülümseyemem sana, dökülürler gözlerimden, tutamam ki..

Ya sen? Anlamaz mısın yine? Hissetmez misin içimden geçenleri? İnanır mısın dilimden dökülenlere?

Yüreğim aşılmaz bir dağ gibi dikiliyor karşıma. "Dinlemelisin beni" diyor. "Bu kez dinlemelisin!!"

Ben duymamaya çalıştıkça da, çığlığa dönüşüyor sesi.

Başladığım yerde duruyorum hala..

Artık teslim ettim sevdana yüreğimi, istesem de gidemiyorum..

Ve yine düğümleniyor kelimelerim sana, dillendiremiyorum...

Kal yanımda, uğrunda deliriyorum..
Kal yanımda...

Kelimeler yetmiyor anlatmaya,
Korkuyorum..
Sözlerimi gözlerime bak anla,
Söylüyorum...

Bilmek istiyorsan seni ne kadar sevdiğimi, bak ve gör gözlerimdeki seni...

 


12/10/2007,

Masal bitti Ve artık son adımı atıyorum ilk adıma inat...

 

Masal bitti Ve artık son adımı atıyorum ilk adıma inat...

Her gün bulup bulup seni kaybetmekten sıkıldım. Dayanmak zor, İçim her akşam aynı acıyor. "HER GÜN" yeni bir gün sandığım zaman, hep aynı hisleri yaşatıyorsun bana. Üstünde o kadar sewimsiz bir tawrı warki, renkleri bile yakışmıyor ruhuna. Ruhun bile eskisi gibi değil sesindeki o farklı soğukluğu duyup üşümemek elde değil....Son zamanlarda öyle bir ewrim geçirdin ki, seni sana benzetemez oldum. Gözlerinin içine baktıkça uzaklaşıyorsun her lafında ise biraz daha da acımasız oluyorsun. Ben bütün sewimliliğimi üstüme giymeye çalıştıkça sen bir zamanlar pamuk ama şimdi taş gibi ellerini üstüme sawurup yırtıyorsun bütün hareketlerimi. Sürekli tekrarlıyor zaman kendini. Şimdi seni silmek içinn kötü anılara ihtiyacım var. Umudumu, hayallerimi kendi ellerimle öldürüyorum umudum gözlerime bakıyor üzgün we çaresiz. Son nefesini weren bir minik kuş gibi ne olur ölmesem diyor. Gözyaşlarım kalbim buna isyan ediyor. Naslıl dayanacağım bütün olanlara. Yine de tükenmiyor hislerim, susmuyor yüreğim... Wazgeçemiyorum sewgimden..aşkımdan..özlemleri mden. Ben sana tutkundum bakışlarına öfkene ruhuna hep sana tutkundum..Izlerdim seni uzaktan uzağa... Damarlarımda dolaşan sewgine beni içten içe bitiren aşkına tutkundum... Dipsiz karanlik gecelerde sana söylediğim şarkılar sana yazdığım şiirler hep seni anlatan hayaller we sana çıkan yollar sana bağlanan umutlar..Herşey sen; Düşlerim acılarım sevgim ellerim vücudum hepsi sen Gittiğim yerlerde baktığım gözlerde hep seni görüdüm..Sen olmustum ben tamamen... Sana ne anlatayim? içimdeki acıyımı? Kalbimdeki yarayımı? Yokluğunda akıttığım gözyaşlarımı mı? Söyle sana ne anlatayim? Ama, her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanların oldum. Yüreğinde olmak isterken yüreğine sığınan bir anı oldum... Haketmediklerim, artık yeter!!! herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Aşkımı buzdağlarına çarparak gidiyorum gözlerini kalbime gömerek gidiyorum.

Masal bitti Ve artık son adımı atıyorum ilk adıma inat.

12/10/2007,

çEnqeLLi bİr İqNe tA$ıYoRuM BuqÜnLeRdE KaLbİmDe!!

 

 

 

Çengelli bir iğne taşıyorum bugünlerde kalbimde...Hani ucu, girdiği kilit yerinden biraz kısa olur da,

ikide bir de acılır ve hiç kapanmaz ya?

işte ondan...Sivri ve kımıldadıkça kalbe batan,benliği hareket ettiren cinsten...

Hiçbir yere atamıyor, yok sayamıyorum. Çengelli bir iğne gibi iğnelendi kalbime ve ben bu delik kalple yaşıyorum sanki...

Delik kalbimin, yüreğimin en ücra köşelerine kadar hissediyorum boşluğu, yokluğu...

Aynı uykuyu uyumak istiyorum aslında onunla... Aynı anda aynı yatakta beraber uyumak değil kastettiğim.

Ayrı coğrafyalarda da olsak, ayrı mekanlarda da bulunsak aynı uykuyu uyumak, aynı rüyayı görmek...

Göz bebekleriyle, beynin arasında gidip gelmek, kalbindeki uykuya dalmak istiyorum.

Ve uyandığımda keşke gerçek olsa diyorum...Bana bıraktığı aşk gibi yarım yaşıyorum şu günlerde herşeyi...

Başlayıp da bitiremediğim yazılarım, sonuna kadar gelip de okuyamadığım kitaplarım, dalgın dalgın yürüdügüm yollarım,

son kelimesini bir türlü söylemediğim cümlelerim var. Her şeyi aşkımız gibi paramparça yaşıyorum. Sanki bütün dünyam, dudağımdaki yarım bir öpücüğün tadında artık...Saçmalıyorum, saçma sapan cevaplar veriyorum.

Acı veren o gerçeği, kimselerle paylaşmadıkça da sevdiklerim korkuyor benden.

Duvar oluyorum bir anda...Aşamadığım, kimselerin aşmasına izin vermediğim bir duvar!

Ne onu yaşabiliyorum, ne de sevdiklerimle mutlu olabiliyorum.Hiçbir çözümü olmayan matematik problemi gibi, cevabı olmayan bir soru gibi beynimi kemiren acıtıcı bir duygu bu...Acı çektikçe mi yazı yazıyorum, yazdıkça mı acı çekiyorum bilmiyorum.Bunca acıya rağmen hala niye mi seviyorum?

O gidince yalnız kalmayacağımı biliyorum, ama onsuz kalabalıklardan

daha büyük bir yalnızlık olamayacağının da farkındayım...

12/10/2007,

Noktalama İşareti Olmayan Suskunluktur Payıma Düşen

Bugün tarif edilmez duyguların durağı olmuş yüreğim..Hangi yana baksam hüzün,hangi şarkıya dokunsam ağlamaklı...

Gözlerimde siyaha çalan bir perde..Bakışlarım boşluğun koynunda, dualara çevirmiş gözbebeklerini..

Hangi sayfayı okşasam,içinde senden kalan zehirli zakkum kokusu..

Acımasın diye bağrım,bırakıyorum masanın üzerine sayfaları..Senin gül desenli hayallerimi yok sayıp bıraktığın gibi..Adını koyamadığım duygularımı ömür beşiğinde sallarken uyusun diye,farkında olmadan kendi uykularımı haram etmişim gecelere..

Dilsiz bestelerin koynunda , hecelere sarılmaya çalışırken, cümleleri bitirmişim ben,tüketmişim bütün virgülleri..

Noktalama işareti olmayan suskunluktur payıma düşen..

Sesimin rengini unuttum ben senden sonra..Kalemimi tutmayan parmaklarımın titrek dokunuşlarında sakladım teninin izini..İzin kaybolmasın diye dokunmam artık hiçbir yere..

Unutma yar,yok sayma sakın dünlerimizi..Küstürme maziden kalan düşlerimizi..

Unutursan,yokluğa düşerim,
Unutursan,kan kusar gecelerim..

Ağlatma ne olur..!
Ağlatma seni sakladığım suskunluğumun cümlelerini..!